Visa ve MasterCard Giyilebilir Cihazlara Ödeme Sistemi Getiriyor

0
Visa ve MasterCard Giyilebilir Cihazlara Ödeme Sistemi Getiriyor

Hiç cüzdanınıza ya da cebinize uzanmak için zahmet etmeyin. Artık sadece telefonunuzla değil aynı zamanda gömleğinizle, el çantanızla ve hatta arabanızla bile ödeme yapabileceksiniz. En azından Visa ve MasterCard çok uzak olmayan bir gelecekte bu şekilde alışveriş yapacağımızı düşünüyor ve hiç aklımıza gelmeyecek nesnelere entegre ödeme sistemlerini tanıtıyor.

“Visa Ready” adlı programla Visa iş ortakları, internete bağlanabilen her cihazı ödeme yapabilen bir cihaza dönüştürebiliyor. MasterCard ise giyilebilir ödeme teknolojileri üreten Coin adlı bir firma için bir geliştirici programı başlattı. Ayrıca WISeKey adlı başka bir firmayla da lüks saat markalarının içine entegre edilecek ödeme sistemleri üzerinde çalışıyor. MasterCard’ın diğer planları arasında Samsung ile ortaklaşa yürüttüğü “buzdolaplarının azalan yiyecekleri tespit edip otomatik olarak yenilerini sipariş etmesi” sistemi var. Visa’nın sisteminin odak noktası, giyilebilir teknolojiler ve otomobiller. Firma, Honda ile birlikte, araç içi bir uygulama üzerinden tek dokunuşla akaryakıt ücretini ödeme üzerinde çalışıyor. Uygulama, ne kadar yakıta ihtiyacınız olduğunu tespit edecek, bunu pompaya bildirecek, ödemesini yapacak, hatta indirim sağlayan veya puan toplamaya yarayan bir üyeliğiniz varsa onu da uygulayacak.

Honda ise ağ bağlantılı pompalara bağlanmak için Bluetooth LE ve Wi-Fi gibi kablosuz ağ teknolojilerini kullanan teknik çözümler üzerinde çalışıyor. Farklı akaryakıt istasyonları farklı teknolojik altyapılar tercih edebilir ve aracınızda da onlarla uyumlu bir altyapı olması gerekiyor. Neyse ki bu teknolojiyi kullanmak için ilgili cihazı eski arabalara sonradan takmak mümkün.

Arabanıza kablosuz erişim noktası eklemek, gömleğinize bu teknolojiyi eklemekten daha kolay. Mesele, donanımın çamaşır makinesinden sağ çıkmasını sağlamak falan değil. Zaten şu anki akıllı giysilerin çoğundaki donanım, yıkamadan önce sökülebilen bir kutu veya cep içinde geliyor, örneğin OMsignal tarafından üretilen Biometric Smartwear tişörtün yan tarafına takılan küçük siyah bir kutu var. Buradaki suya dayanıklı sensörler. giysideki özel kumaştan verileri toplayıp Bluetooth ile telefonunuza aktarıyor. Terleme ve basit su çarpmalarına dayanıklı olmasına rağmen yıkamadan önce bu kutuyu sökmeniz öneriliyor. CuteCircuit gibi bazı markalarsa donanımı su geçirmez bir cep içine gizliyor. Mevcut sistemlere ödeme teknolojisi entegre etmek öyle büyük bir teknolojik sıçrama değil. Buradaki esas mesele güvenlik.

Hem Visa hem de MasterCard bu meseleye “jeton” (token) sistemiyle çözüm buluyor. Jetondan kasıt, bir ödeme yapılırken tüm kredi kartı ve kimlik bilgilerinin paylaşılması yerine, o müşteriyi tanımlayan benzersiz bir kodun (jeton) paylaşılması. Fakat Forrester Research’ten analist Jacob Morgan’a göre bu tür sistemlerle ilgili en büyük problem kullanıcıların alışkanlıklarını kırmak. Morgan’a göre kartlı ödeme sistemlerinin tahtını kaybetmesi uzun zaman alacak. Morgan. “Temassız kartlara geçmek bile hâlâ tam anlamıyla mümkün olamamışken temassız giyime geçmek daha da zor olacak.” diyor. Gerçekten iyi bir uygulama sayesinde gömülü ödeme sistemlerine geçiş hızlanabilir ama Morgan henüz böyle bir uygulama görmemiş. Temassız ödemenin eklenebileceği eşyalara en çok verilen örnek, fitness cihazları (akıllı bileklikler vb.); ama bugünlerde yanında telefonu olmadan spor yapana rastlamak da pek mümkün değil. Müzik dinlemek veya adımlarımızı saymak için telefonumuz hep yanımızda. Bu da telefonlarımızı dönüp dolaşıp en iyi ödeme aracı haline getiriyor. Henüz ülkemizde aktif olmasa da ABD, Ingiltere ve birkaç ülkede daha iPhone sahipleri telefonlarını tek bir savuruşla kahvelerini satın alabiliyor ya da otobüse binebiliyor. Apple Pay’in rakibi olan Android Pay de ABD ve İngiltere’de benzer bir mantıkla çalışıyor. Araştırma firması Deloitte’un verilerine göre bu iki ödeme sistemiyle uyumlu NFC yongasına sahip telefonların %5’i. 2015’te ayda en az bir kez alışveriş yapmış. Bu rakam 2014’te sadece %0.5’miş. Ödeme imkânlarını kol saatinize veya gömleğinize taşımaksa o kadar ilgi çekici görünmüyor. GfK tarafından yapılan başka bir araştırmaya göre tüketicilerin %45’i mağazalarda giyilebilir teknolojiyle alışveriş yapmanın gülünç görüneceğini belirtmiş. Deloitte’a göre bu tür teknolojilerin dirençle karşılaşılması sadece müşterilerin bu işe iyi gözle bakmamasından değil, satıcıların da yeni teknolojilere adapte olmadaki isteksizliklerinden kaynaklanıyor. Deloitte, telefonla temassız ödeme kabul eden satıcıların azınlıkta kaldığını, bu tip ödeme terminalleri (POS cihazı) pahalı olduğu için durumun büyük ihtimalle böyle süreceğini söylüyor. Türkiye’de bir ara temassız ödeme sunan çıkartmalar ve anahtarlıklar, reklam filmleri ve kampanyalarla desteklenmiş olsa da bunların yaygın kullanıldığını hiç göremedik. Fakat bankalar hâlâ isteyen müşterilerine bu alternatif ödeme yöntemlerini sunuyor.

Güvenlik nedeniyle Türkiye’de bu yöntemle en fazla 50 TL’lik alışveriş yapılabiliyor. Avrupa’da da çeşitli bankalar benzer temassız ödeme araçlarına sahip. Günümüzün cihazları daha akıllı ve daha birbirine bağlı. Bu da onların gerektiğinde bir ödeme aracı olarak kullanılabilmesi demek. Bu durum, yeni şirketlerin piyasaya giriş maliyetlerini de düşürüyor ve Visa, MasterCard gibi oyuncuların kök saldığı piyasayı bölüyor.

IHS iSuppli’dan analist Jack Kent’e göre, elektronik cüzdanların yaygınlaşması sayesinde tüketiciler Bitcoin gibi farklı ödeme yöntemlerini deneyebilir, onlara yönelebilirler. Örneğin şimdiden Kadıköy’de Bitcoin kabul eden bir pizzacı var. Kent, “Böyle bir bölünmeyi önlemek için Visa ve MasterCard yeni ödeme yöntemlerine yatırım yapmak zorunda “diyor. Yakın gelecekteki asıl büyük değişiklik, ödemeyi gömlek kolunuzla yapmanız değil ama piyasanın en büyük oyuncularını artık kullanmamanız olabilir. Jack Kent, “Şirketler, kendi ödeme sistemini tercih etmeniz için resmen savaşacaklar.”  diye ekliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here