Facebook 10 yılda nasıl değişecek?

0

Facebook, eski okul arkadaşlarının birbirini bulması ve insanların aynı platformda online oyunlar oynayıp birbirlerine “poke” göndererek eğlenmeleri için yaratılmış olsa da bu platform kısa süre içinde büyük yol kat etti ve sosyal medya kavramının hayatımıza yerleşmesini sağladı.

O güne kadar internet siteleri dünyanın hakimleri tarafından ciddiye alınan bir unsur değilken Facebook sonrasında güçlü bir internet servisinin milyarlarca insanı bir araya getirebileceği, organize edebileceği ve hatta ülkelerde devrimler başlatabileceği anlaşıldı ve dünya liderlerinin buluştuğu ilk zirveye Facebook’un kurucusu da davet edildi, hatta ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Facebook’un kurucusunu saray kapısında karşılayıp, sanki bir ülkenin lideriymiş gibi, büyük bir ilgi ve alaka gösterdi.

O an ve görüntüler, dijital devrimin simgelerinden biri olarak dünya tarihinde yerini aldı. Dünya için bu derece önemli bir platform olan Facebook şimdi, önemli değişimlerin arefesinde, önümüzdeki on yılın hazırlıklarını yapıyor. Facebook’un, önümüzdeki on yıl boyunca da ayakta kalabilmesi, bu değişimleri başarıyla gerçekleştirebilmesine bağlı zira rakipleri çok güçlü şekilde onu takip ediyor ve arkadan gelen yeni nesiller, Facebook’un yaptığı ilk hatada onu terk edip yeni bir platforma taşınmak için çok hevesli. Daha önce de asla batmaz dediğimiz dev web servislerinin tüm kullanıcılarını bir anda kaybederek yok olduğunu defalarca gördük. Facebook’un da bu sonla karşılaşmaması için yöneticilerinin onun geleceğini on yıllık dönemler halinde planlaması çok akıllıca bir hareket. Üç, beş ve on yıl! Facebook’un gelecek planları, üçe bölünmüş durumda. Önümüzdeki on yılı üç, beş ve on yıllık dilim olarak üçe ayıran Facebook, böylece planlarını kısa, orta ve uzun vadeye yaymış durumda. Sosyal medya servisinin kısa vade planlarında, yani üç yıl içinde gerçekleşecek değişimlerin odağında Facebook servisinin alt yapısının sağlamlaştırılması yatıyor. Bu önemli bir adım çünkü bir milyar kullanıcı sayısını çoktan geçen Facebook, emin adımlarla iki milyar kişiye doğru ilerliyor. Böylesine büyük bir kullanıcı kitlesine hizmet verebilmek için Facebook’un, bugüne kadar insanlık tarihinde görülmemiş güce ve yeteneklere sahip altyapı yazılımlarına, büyük veri araçlarına ihtiyacı olacak. Hatta bu ürünlerin sadece iki milyar kişiyi değil, sonraki yılları da düşünerek, 3-4-5 milyar ve daha fazla kullanıcıya hizmet edebilecek potansiyeli olması gerekiyor. İki milyar insanın her gün ürettiği sayısız verinin depolandığı dev veri tabanlarının aynı zamanda tüm kullanıcıların aramalarına, aksiyonlarına hızla tepki vermesi, sürekli analiz yapması, reklam alt yapısı ile iletişim kurması, arı gibi çalması gerekecek.

Bu alt yapı çalışmaları sağlama alındıktan sonra orta vadede, yani beş yıl içinde Facebook’un artık yan ürünlerini coşturması bekleniyor. Bunlar da Facebook Messenger, WhatsApp, Instagram, Facebook grupları ve elbette YouTube ile yarışacak olan Facebook video servisi olacak. Facebook, Messenger servisini geleceğin web tarayıcısı veya internet portali olarak da konumlandırmak istiyor. Aradığınız her şeyi Messenger üzerinde bulabildiğimiz bir internet dünyası ile karşılaşırsak şaşırmayalım. Yemek siparişi, taksi çağırmak, uçuş kontrolleri, navigasyon hizmeti, fotoğraf/video çekmek, telefon/video görüşmesi yapmak, arama ve sörf yapmak…

Messenger her işe yetişen bir yazılıma dönüşürse hiç şaşırmayalım. Ayrıca, yine çok güçlü markalar olan WhatsApp ve Instagram servislerinin de milyarlarca kullanıcısıyla Facebook ekosistemine destek sağlayacağını tahmin edebilirsiniz. Bugün alıştığımız e-mail gruplarının ise Facebook’taki gruplara kayması ve iş dünyasının ya da sosyal toplulukların Facebook grupları üzerinden iletişim sağlaması Facebook’un amaçlarından biri. Uzun vadede ise Facebook’un çok büyük planları var. Öncelikle, Facebook’un sadece bir internet servisi değil, internet sağlayıcısına dönüşümüne şahit olabiliriz. Havada asılı kalan balonlar veya drone’lar ile dünyaya internet bağlantısı sağlayacak olan Facebook böylece bugün bildiğimiz telekom operatörlerinden birine dönüşebilir. Yapay zeka konusunda da büyük atılımlar yapacak olan Facebook’un evimizdeki sanal asistanımıza dönüştüğünü görmemiz de şaşırtıcı olmayacak. iPhone’daki Siri’ye benzer ama çok daha gelişmiş bir sanal asistan olarak hayatımıza girecek olan Facebook, sabah bizi uyandırıp, günlük haberleri okuyacak, toplantılarımız hakkında bilgi verecek, kız arkadaşımızın neler karıştırdığı konusunda minik bir rapor sunacak, takip ettiğimiz dizilerin seyrettiğimiz bölümleri hakkında bizimle sohbet edip keyfimizi yerine getirecek, günlük planımızı bildiğinden, gideceğimiz yoldaki trafik hakkında bilgi verecek, akşam ne yemek istediğimizi sorup belki buzdolabı ile iletişim kurarak eksik olan malzemeler hakkında bizi uyarabilecek…

Daha da ötesinde, bu sanal asistan, Microsoft’un Hololens’i gibi teknolojiler sayesinde, evimizde, otomobilimizde, ofisimizde vücut bulacak, her an yanımızdaymış gibi bizimle dolaşacak çünkü Facebook bu sanal gerçeklik ve arttırılmış gerçeklik meselesine büyük önem veriyor, hatta bildiğiniz gibi, geçen ay piyasaya çıkan devrimsel sanal gerçeklik gözlüğü Oculus Rift’in de sahibi Facebook.

Dolayısıyla sanal gerçeklik de sosyal hayatımızın bir parçası olacak, artık bazı toplantılara gerçek varlığımızla değil, sanal imgelerimizle katılacağız, sanal dünya Facebook sayesinde hayatımızın önemli bir gerçeği olacak. Bakalım Facebook tüm bu planlarının ne kadarını hayata geçirebilecek? Elbette planlar gerçekleşmeden, kullanıcılarınFacebook’tan bıkıp yarın ortaya çıkacak rakip bir servise odaklanması ve Facebook’u terk etmesi de mümkün.

CEVAP VER